|
Rize'deki yaylalar Kaçkar
sıradağları eteklerinde ve Çamlıhemşin, Hemşin ve İkizdere ilçelerinin
sınırları içerisinde yoğunlaşmaktadır. Rize'deki yaylalardan bazıları
şunlardır: Çağırankaya, Polovit, Elevit, Ovit, Amlakit, Hodeçur, Samisdal, Pokut, Çat, Haçivanak, Karmik, Hemşin, Başyayla, Ortayayla, Erçenik, Avasor, Kaçkar, Aşağı Kavran, Yukarı Kavran, Hazindak, Çiçekli, Çayimakçur, Sal, Varda, Göl Yayla, Cimil, Hazende, Ambarlı, Çahperik, Kito, Karap, Kale, Gürmanuman, Varoş, Çermeçk, Dahter, Anzer, Aşağı Faso, Yukarı Faso Ayder Yaylası Ulaşım Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km. güney-doğusundadır. Yaylaya yaz kış dolmuşlarla gidilebilir. 1.350 metre yüksekliktedir. Yeşile olan hasretin giderilmesi ve dinlenme için ideal bir yerdir. Her yıl geleneksel Ayder Şenlikleri'nin düzenlendiği yaylada; otel, motel ve dinlenme tesisleri de mevcut olup ayrıca Ayder Kaplıcası da buradadır. Özellikler
350
m. yükseklikteki Ayder yaylası Karadeniz yaylalarının en bilinenidir.
Her türlü alt yapı hizmeti tamamlanmış olan yayla kasaba görünümündedir.
Zengin flora ve faunasının yanı sıra kaplıcası ile ünlenmiştir.50 C
derce sıcaklıkta kaplıca suyu; romatizma, kadın hastalıkları ve mide
rahatsızlıklarına şifa olmaktadır. Kaçkar dağlarına tırmanış
güzergahında bulunan yayla çevresinde, çengel boynuzlu dağ keçisi,
vaşak, ayı, kurt gibi yaban hayvanları yaşadığı ortamda izlenebilir. Her
yıl Ayder şenlikleri düzenlenmektedir. Konaklama-yeme-içme Konaklama için pek çok otel ve pansiyon ve Lokanta bulunmaktadır. Yıl boyunca her türlü ihtiyaç, yayladan karşılanabilir. Kaçkar Dağları Milli Parkı 51.550 Hektar Alanı kapsamaktadır. Milli Parkın Büyük bir bölümü Rize İli Çamlıhemşin İlçesi ve bir kısmı da Artvin İli Yusufeli İlçesi sınırları dahilinde kalmaktadır. Kaçkar Dağları Milli Park sahasında 11 Köy ve 44 Yayla bulunmaktadır. Bu Köy ve Yaylara dolmuşlarla ile ulaşım Rize İli Pazar İlçesi ve Artvin İli Yusufeli İlçelerinden sağlanmaktadır.
Fırtına Vadisinin gerçekten muhteşem bir doğası var. İnsanı kendinden geçirecek bir güzelliğe sahip. Dar ve derin bir vadi içinde akan bir dere, her yandan ona ulaşan küçük su kaynakları, bin bir çeşit ağaç ve rengarenk çiçeklerden oluşan manzara. Zaman zaman bu dere üzerine kurulmuş kemer köprülere ve yamaçlardan dökülen küçük şelalelere rastlanıyor. Tepelerin yamaçlarında Karadeniz'e özgü değişik mimari tarzda evleri ve ilkel görünümlü teleferikleri unutmamak lazım. Karadeniz kıyısıyla Ayder arasındaki tek yerleşim yeri Çamlıhemşin. Çamlıhemşin yolu gayet bakımlı. İlçe ortasından akan derenin iki kenarındaki dik yamaçlara kurulmuş. Ahşap ve eski evler ile kadınların yöresel kıyafetleri hemen dikkatimizi çekiyor. Çamlıhemşin Rize arası toplam 35 km iken ilçenin güney-doğusunda yer alan Ayder 19 km'dir. Çamlıhemşin'i arkamıza alıp yola devam edince 20 dakika kadar sonra
Ayder Yaylasına ulaştık. 1 358 m. yükseklikteki Ayder yaylası Karadeniz
yaylalarının en meşhurlarından biridir. Bu yayla Milli Park Sahası
içinde olmakla birlikte Turizm Merkezi ve Belediye Mücavir alam
kapsamındadır. Yeni gelişmekte olan bir yerleşim birimidir. Bu yaylada
yaklaşık küçük büyük 25 adet otel ve pansiyon bulunmaktadır. Bunların
çoğunluğu aile işletmeciliği şeklinde çalışmaktadır. Alt yapı hizmeti
tamamlanmış olan yayla daha çok bir kasabayı hatırlatmaktadır.
Ayder'in en bilinen ve en meşhur görüntüsü yamaçtaki çimenlikler arasında yer alan ahşap ve eski evler. Ayder'de bulunmak bile kendinizi iyi hissetmenizi sağladı. İlk yaptığımız iş çeşmeden akan buz gibi sudan içmek oldu. Yaylanın her tarafından mutlaka bir pınar yada çeşmeye rastlamak mümkün. Galiba Türkiye'ye su zengini diyenler Ayder Yaylasını ziyaret etmişler. Doğayla bütünleşmiş yayla evlerine, oteller ve pansiyonlar eşlik ediyor. Bir de kamp yapmak için burada olanların çadırları ve karavanları. Ayder'de beton bina yapmak yasak, yapılacak binalar mutlaka ahşap olmalı. Yayla bölgenin diğer kesimlerine göre kalabalık. Ağırlıklı olarak turistler var, dünyanın her yerinden insana rastlayabiliyorsunuz. Tabii, en başta da, ellerinde fotoğraf makineleriyle Japonlara. Ayder'i şifa yaylası olarak tanımlanmasını sağlayan özellikleri; Havası ve suyu Kaplıcası (Yandaki resim) Balı'dır. Ayder Yaylası'nın havasının astım hastalığına iyi geldiği söyleniyor. Ayder Yaylasında ülkemizin sayılı kaplıcalarından olan Ayder
Kaplıcası bulunmaktadır. Kaplıca olarak ise büyük bir tesis var ve gün
boyu ziyaretçi akınına uğruyor. 260 metre derinlikten çıkan, 50
derecelik kaplıca sularının başta romatizma, kireçlenme olmak üzere pek
çok hastalığa iyi geldiğini biliniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde
yapılan bir araştırmada, kaplıca sularının romatizmal eklem
hastalıkları,sinir, sindirim, dolaşım sistemi hastalıklarıyla idrar
yolları ve üreme organı hastalıklarına iyi geldiğini belirtiliyor.
Kaplıca
Ayder Yaylası'nda, orman gülünden (Rhodedendron) elde bal turistik eşya satan küçüklü büyüklü dükkan ve tezgahlar dikkat çekiyor. Bal satıcıları bunu şifalı bal olarak sunuyorlar. Ayder balının en önemli özelliği tamamen doğal olması. Ayder balını elde etmek için yöre halkı, tahta kovanları iplerle yüksek çam ağaçlarının tepesine çekiyor ve orada bırakıyorlar. Kafkas orman güllerinden polen alan arılar da işte, burada tamamen doğal ortamlarında meşhur Ayder balını yapıyorlar. Balı, ilk bakışta diğer ballardan ayıran özelliği rengi. Klasik bal renginden daha açık üstelik de berrak değil mum gibi bulanık bir rengi var. Bu balın balmumu, ağızda hemen eriyecek kadar yumuşak. Ayder Yaylası yerleşim alanı yakınında günübirlik kullanıma yönelik
hizmet su Başta Fırtına Deresi ve Hemşin Deresi olmak üzere; bitki çeşitliliği ve zenginliği ile fauna çeşitliliğinin yoğunlaştığı bütün vadiler görülmeye değer niteliktedir. Ağaçların yüksekliği 30-40 metreye ulaşmaktadır. Dağ çayırları arasında çok sayıda kır çiçekleri ve frambuazlar bulunmaktadır. Fauna açısından da zengin olan Kaçkar Dağlarında çengel boynuzlu dağ keçisi, kurt, ayı, domuz, tilki, vaşak, geyik, sansar, çakal, kuşlardan sülün, kartal, doğan, atmaca, şahin, yaban tavuğu vb. yaban hayvanları bulunmaktadır. Her yıl Nisan ve Mayıs aylarında Karadeniz'den ayrılarak Hemşin, Fırtına ve çağlayan dereleri boyunca sadece yumurta bırakmak için seyahat eden deniz alalarının derelerdeki üreme faaliyetlerini görmek ve izlemek dikkate değer bir olaydır. Her yıl yumurtalarını söz konusu derelerin aynı yerlerine bırakan deniz alaları Ağustos ve Eylül aylarında tekrar denize dönmektedirler. Kaçkar Dağlarında (3932 m) oldukça fazla buzul gölleri bulunmaktadır. Kaçkar Dağları'nda yükseltinin kısa mesafelerde artması yaylacılık etkinliklerine bağlı bir takım geçici yerleşmelerin de kurulmasına doğrudan etkili olmuştur. Ülkemizin önemli zirvelerinden birisine sahip olan Kaçkar Dağları'nda aktüel buzullaşmanın ve diğer doğal değerlerin zenginliği dağcıları, turistleri ve bilim çevrelerini buraya çekmiştir. |
||
Verçenik Yaylası (Orta yayla)
Rakım
2600 m
Ulaşım Çamlıhemşin'den 60 km dir. Araba ve yaya olarak olarak ulaşılabilir. Kaçkar'lara Hemşin vadisi üzerinden,Verçenik yaylasından da tırmanmak mümkündür.Diğer noktalar;çat yaylası ve Kavron yaylasıdır. Konaklama Konaklama tesisi ve Lokanta yok. Kamp alanları fazlasıyla mevcut olup çadırınızla kamp yapabileceğiniz güvenli bir yayla. |
||
Özellikler |
||
![]() Kito Yaylası
Ulaşım Özellikler Çat yaylası istikametinde,Çat'a gelmeden Meydan köyünün aşağısından sağa dönerek araba ile 2 saatte gidebilirsiniz.Ya da Pazar'dan Hemşin yolu üzeri daha kısa zamanda gitmek mümkündür.İkinic yol daha düzgündür. Bu yaylaya Çayeli'ne bağlı köylerden daha çok gelmektedirler.Çok önceleri yaşanan su sorunu çözülmüş durumda. Aynı zamanda WC eksikliğinden kaynaklanan çevre kirliliği de ortadan kalkmış durumda.Bu konuda diğer yaylalara örnek olacağını ümit ediyoruz. |
||
|
||
![]() Rakım
Ulaşım Özellikler |
||
![]() Rakım
Ulaşım
Özellikler
|
||
Tipik yayla evlerini görebileceğiniz Elevit 1800 metre yükseklikte. Çoğunlukla büyük kente göçmüş yöre insanları yaz sezonunda iki-üç aylığına bölgeye geliyor. Konaklama imkanı bulanan Elevit’ten Haçevanak yaylasına üç saatlik bir yürüyüş yapılabilir. 80’lerden sonra yaşanan yangından sonra büyük bir yapılaşma sürecine giren Elevit yaylası aslında iki bölümden oluşuyor.Bu bölümlerin en büyüğü evlerin sayıca fazla olduğu ana vanağın(yayla evlerinin bulunduğu yerin) dışında, Tafteni olarak bilinen bölge ikinci gelmektedir.Tafteni aynı zamanda Haçevanak yaylasına geçenlerin de durağıdır. Elevit aslında yayla olarak bilinmesine rağmen, muhtarlığı da olması dolayısıyla köydür. Yeni adı da Yaylaköy’dür. Ama bu yeni isim pek kullanılmaz. Elevit yaylası Çamlıhemşin’e bağlı Küşüve ve Mollaveyis köyleri tarafından kullanılan, gelenekselin yanında modern evlerin de bulunduğu, Yok Yok adlı bir marketin de olduğu, gelenleri “Rakım:1800, Nüfus:Belirsiz” diye karşılayan, yazları da her daim şen olan bir yayla. Elevit'te eğlence her yıl Ağustos ayının 15'inden sonra yapılır. Eskiden bu aylarda ot biçimi olurmuş (Vartivor).Fakat zamanla şehire göçten dolayı bu gelenek yerini daha çok eğlencelere bırakmış. Elevit'te eğlence deyince akla,en çok horon gelir.Gündüz;yayla gezisi,piknikler ve futbol müsabakaları olduğundan genellikle horon akşam saatlerinde olur.Horonun zaman kısıtlaması yoktur.Gençler yorulana, horon evindeki tahtaları kırana ve sevdalılarına attıkları türküler bitenedek horon olur elevitte,her sene gelmek ister Elevitli. İşte böyledir Elevit Eğlenceleri... |
||
Rakım
![]() Ulaşım Palovit, Samistal, Kavron ,Ayder yaylalarına da geçit vermektedir.
|
||
Amlakit
YaylasıUlaşım lovit yaylasına inilince dere içi aşağı doğru
hareket edilirse 80-85 km de varabilirisiniz. Hareket noktası pazar
ilçesi. Araba ve yaya olarak ulaşılabilir. Yaya, Pokut üzeri tercih
edilmelidir.Kotençur’dan Amlakit yaylasına
doğru giderken yaylacıların geleneksel horon yeri Poşğut Düzü’nden
geçilir. Patika takip edilince ormanın hemen bitiminde kurulmuş, Palovit
deresinin ikiye böldüğü Amlakit yaylasına ulaşılır. Amlakit coşkuyla kutladığı Vartavor şenliğiyle ünlüdür. Amlakit, Palovit Vadisi’nin bal ambarları olarak bilinen Meğo’ya geçiş noktasındadır. Bu vadiye geçişle birlikte,Palovit’in en tehlikeli bölgelerine girilmiş olur. Bitki örtüsü zaman zaman insanların ulaşımını aksatabilir. Amlakit yaylasına beş yıl önce yapılan araç yolu daha çok insanın yaylaya gelmesine olanak tanımışsa da, bu vadinin ekolojik dengesini tahrip eden bir seyir almıştır. Amlakit yaylası halen, Aşağı Vice, Hala, Habak köyleri tarafından kullanılmaktadır Özellikler |
||
Samistal’dan Kavrun geçidine oradan da doğal yaşlı ormanların içinden geçilerek Maçkun Boğazına varılır. Maçkun bu tarihi yolun çokça kullanıldığı zamanlarda katırcıların uğrak yerlerinden biriydi. Susadığınız yerde beliriveren kaynak sularını, bölgenin orman içindeki en büyük düzlüklerinden Eğnedap’ı ve artık insanlara küskün patikaları geri bırakınca da Pokut yaylasına varılır. Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri, zaman zaman Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yerdumanı sayesinde bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırır.
Ancak 70’lerin sonuna doğru Pokut tercih edilmeye
başlayınca Samistal’da giderek tenhalaşmaya başladı. Pokut, Palovit
Vadisi’nin üstünde 2000’li rakımlarda bir yayla ve yıllar önce bal
sağımı yapılan Meğo’ya da yakın bir yer. Yayla sakinleri de Meğo’nun
yakın olmasını fırsat bilerek, karakovan ballarını b Ancak bu da artık olmayan bir gelenek ve uğraşı olarak tarihteki yerinin çoktan aldı. Pokut yaylası, Çamlıhemşin’in Makrevis, Ortan ve Pogina köyleri tarafından kullanılan bir yayla. Eskisi kadar canlı olmasa da, sevenleri yaylayı yazın ziyaret ediyor. Çamlıhemşin’e yakın olan yaylaya yapılan araç yolunun bozuk olması da ulaşımı aksatan bir etken. Pokut’ta bahsedilecek en önemli şeylerden biri de ahşap mimarinin en güzel örneklerini barındırması. 50 kadar evin bulunduğu Pokut’ta tüm evler ahşap olmakla birlikte, en eski evin 250 yıllık olduğu biliniyor. |
||
Trovit Yaylası
Ulaşım Özellikler |
||
|
|
||
|
||
|
|
||
RakımUlaşım ![]() Ulaşım Ulaşım |
||
Karap Yaylası
Ulaşım Ulaşım ![]() Eğer araba ile gidecekseniz Ayder güzergahını kullanmanız tavsiye edilir. Daha kısa zamanda ulaşırsınız. İkinci varış rotası ise;Palovit'e kadar araba ile gittikten sonra yaya olarak yaklaşık 2 saat yürüyerekte varmanız mümkün.Araba ve yaya.Araba ile Ayder'den.Yaya Palovit üzerindne aşılarak Rize'nin arazi yapısı ülkemizin en genç, en engebeli sıradağları sayesinde güneyinden, doğusundan ve sınırlarımızın dışında kuzeyinden tecrit edilmiş olması yüzünden yalnızca batı ve kuzeybatıdan esen nemli rüzgarların ulaşmasına izin vermektedir. Kuzeyden esen soğuk rüzgarların perdelenmesi ve batıdan yamaçlara ulaşan nemli rüzgarların sıradağları aşamaması, yöreye yağışlı ve ılıman bir iklim kazandırmıştır. Bu durum narenciyeye kadar varabilen çok zengin floranın özellikle kıyı kesiminde yaygınlaşmasını sağlamıştır. Kıyıdan iç kesimlere yükseldikçe çam, ladin, kestane, ceviz, gürgen, pelit, ardıç vb. türlerinden oluşan orman alanları 2000-2500 metre yükseltilerdeki yaylalarda yalnız çam türleri ile son bulmaktadır. Ülkemizin en yağışlı bölgesi olması, Rize sıradağlarının denize yönelmiş yamaçlarında kıyıya dik inen çayların ve derelerin zamanla yataklarını aşındırmasına ve derin vadilerin oluşmasına neden olmuştur. Bu engebeli ve çok hareketli topografya yöreye farklı bir karakter kazandırmıştır. Bu yüzden yöre insanı yaşamını devam ettirebilmesi için doğanın olumsuz etkilerini kendi lehine çevirmek üzere sürekli mücadele vermiştir. TEMİZ HAVASI VE ŞİRİN DOĞASIYLA ... TADINA DOYAMAYACAĞINIZ YERLER.
İkizdere İlçemizde muhteşem doğa harikası Çağrankaya yaylası ve bununla birlikte oldukça şifalı , bazı hastalıklara iyi gelen ve yaklaşık 60°C sıcaklıktaki termal ilicalar bulunmaktadır. |
||
|
ANZER YAYLASI-İKİZDERE
Anzer
Balı Dünyada sadece Rize'deki Anzer
Yaylası'nda bulunuyor. Özel
arılar tarafından özel çiçeklerden alınan polenlerden oluşuyor bu bal.
Hem de koskoca bir yılda 60-65 kilo ancak toplanabiliyor. Hem az, hem de
gıda olarak zengin olunca fiyatı da böyle yüksek oluyor tabii. Anzer
Yaylası'nda yaşayanlar yılların karakovanlarını tavan aralarına
kaldırmış, fenni kovanlarla üretime devam ediyorlar. Ediyorlar da...
Anzer balı'na sahip olmak hiç de kolay değil. Bal nasıl büyülü birşeyse,
tılsım çiçeklerle arılarda. Anzer Yaylası, 1200 metre yükseklikte
kurulu. Sırtını dayadığı dağlar gün boyu dumanlı. Hele bu mevsimde bir
hayli soğuk. Ama bahar ayları yayla tepeden tırnağa çiçeğe bürünüyor.
Ama ne çiçek. Sadece Ayder'de yetişen 35 çiçek var. Bu 35 çiçeğin
dışında, yüzden fazla çeşit çiçek daha yetişiyor Ayder'de. Rengarenk ve
çeşit çeşit kokulu.
Arıların özelliği
Bunca
değişik çiçeğin aromasını işlemek, ona milyonluk değer kazandırmak da
arıların işi tabii. Bu arılar, bildiğimiz bal arılarına pek benzemiyor.
Çünkü dünyanın en dayanıklı arıları. Zaten 1200 metrede yaşayabilmeleri
bu dayanıklıklarının bir kanıtı. Bir başka özellikleri de 5 bin metre
yükseklikte çiftleşmeleri. Bir kovanın içinde ortalama 3 bin arı büyük
bir işbölümüyle yaşıyorlar.
Bal üretme işi bahar aylarında başlıyor ve Ağustos ayına kadar sürüyor.
Sonra peteklerdeki ballar süzülüyor ve TSE tarafından onaylanıyor.
Piyasaya satışa sunulduğunda bir kiloluk kavanoz 50 milyona alıcı
buluyor. Peki arılar kış aylarında ne yapıyor sorusunun yanıtı şöyle:
Kovan içinde yaşıyorlar. Soğuktan etkilenmemek için kovandan
çıkmıyorlar. Bu arada arıların sahibi bol şekerli şerbet yapıp kovanın
içine koyuyor ve arıları kış ayı boyunca besliyor. Anzer balının bugün
kansere ve solunum hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. |
||
|
YAYLA HAYATI Yayla hayatı Haziran ayının başından Eylül ayının ilk haftasına kadar sürüp giden üç aylık bir dönemi kapsar. Havalara göre bu süre azalıp, kısalabilir. Yaylada günlük hayat çok erken başlar. Sabah erkenden kalkılıp, sığırlar sağılırdı. Sütün kaymağı alınıp kaymak kabında, kaymağı alınmış süt ise peynir kazanında biriktirilir. Güneş doğarken hayvanlar çözülür ve yayıma bırakılır. Hayvanlar yayıma (otlak alanı) götürüldükten sonra ahırın gübresi temizlenir. Gübrenin temizlenmesinde ağzı geniş bir kazma ile, "süpürgelik" denilen dalları sert ve esnek yapıda olan bir cins çalıdan yapılmış ahır süpürgeleri kullanılır. Ahırın ortasında toplanan gübre, evin önünde uygun bir yerde biriktirildiği gibi sepetlerle çayırlıklara götürülüp serpilir. Bazen de günlük gübre ahırın iç duvar yüzeyine ya da taşların üzerine yapıştırılarak kurutulmaya bırakılır. Bir müddet sonra kuruyan gübreler "tezek" haline gelir. Bunlar odunu yanında ek yakacak olarak kullanılır.
|
||
|
Biçilip depolanan kuru ot, yaz başı ve güz dönemlerinde havaların soğuk ve yağışlı gitmesi ya da otlarınazalması halinde ek yiyecek olarak hayvanlara verilir. "Güz Köçi" diye adlandırılan yala dönüşü Eylül ayının ilk haftalarına rastlar. Otların sararması ve havaların soğuması ile birlikte yaylacılar tekrar mezra ve köylere döner.
|
||
|
Kaçkar Dağlarındaki krater gölleri Çamlıhemşin ve İkizdere ilçelerini sahip olduğu harikalardır.
Ormanlar da en çok kayın, meşe, kestane, ıhlamur, ladin, kızılağaç ve orman gülü bulunur. Ormanlarda kurt, ayı, yaban domuzu, çatal boynuzlu dağ keçisi,huş tavuğu ve kuşlar bulunur. Bölge kuş gözlemciliği için de uygun bir ortam oluşturur.
|